Monday, January 29, 2007

ölüm

Gecen hafta ben naneli çikolatamı yalana yalana yerken hastane odasında birinin ölümü bekliyor olması sadece aklımın bir ucundaydı. Arada bir aklıma gelince içim sızlamıyor degildi ama çok yaşlıydı, hayat kalitesi de oldukça düşüktü. Naneli çikolatamı yalana yalana yiyordum çünkü artık zayıflama kararı almak zamanı gelmişti. Ölümün geleceği zamanı ben bilemezdim ki o yüzden bunu düşünmenin şu an için çok önemi olmayabilirdi. Zaten ölüm dediğin o kadar önemli değil, daha doğrusu nasıl oldu da alışamadık buna biz, bu kadar sık olan bi şey! Oluyor ve bitiyor. Acımasızca mı bu düşünce acaba? Amaaan kime göre acımasız veya değil? Benim ruhumun çektiği acılar da bir o kadar yakıyor beni, ağlayan da bi tek ben oluyorum kalanın umurunda mı? Olmamalı da zaten herkes kendinden sorumlu. Oldu bitti işte. Ben naneli çikolata yemiyorum artık (en azından bir süre) anneanne de bu hayata diil baska bi hayat bakıyor artık. Yüzünde bi huzur vardı, kurtulmanın rahatlığıydı sanki, kefeni açıp yüzünü gösterdiklerinde. Hoşçakal anneanne.

No comments: